2 Ocak 2014 Perşembe

Içimden geçenler...

       


                    "Hayatta en çok sinir olduğunuz kim?" diye sorsalar kendimi gösteririm.Hemde hatunun terlik fırlatma riskini göze alıp parmakla göstere göstere çekinmeden kendimi işaret ederim...İster ukalalıktan diyin ister öz güven eksikliğinin bünyeye yaptığı yan etki ama hayatta tanıyabileceğiniz en sinir kişiliklerden biri benim.

                     Mesela her konu hakkında mutlaka bildiğim bir şey vardır.Bunu nasıl başarıyorum en ufak bir fikrim bile yok.Çok okumak desek;o kadar gereksiz bilgiyi edinebileceğim ne tür kitaplar yada yayınlar okumuş olabilirim bende merak içerisindeyim.Ev işleri alakam olmadığı halde eve sinen sigara kokusundan tutunda giysiye bulaşan fondöten lekesinin nasıl çıkarılacağına kadar amaçsızca hayatta kullanmadığım halde beynimde dolanan onca şey...Çevremdekiler sohbet sırasında mutlaka bir kez bakarlar bana bu konuda bilme bari bir şey diye.Allahtan çok bilmiş kişilerden nefret ettiğim için direk bir soru sorulmadığı sürece çenemi kapalı tutabiliyorum da kafama bir şeyler yemeden eve dönebiliyorum :p Hatunun teorisine göre önemsiz bile benim için yeni olan şeyleri sürekli kaydedecek kadar geniş hafızam var.Benim teorim ise küçükken ciddi bir travma yaşadım ve ailem bana bunu çaktırmıyor :/ 


                   Canım sıkkınsa asla iyi rolü yapamam.Sinirliysem sinirliyimdir nokta.O anlarda aşırı kırıcı olabilirim.İnsanları kırmamak adına normal şartlarda söylemeyeceğim doğruları yumuşatmadan direk söylerim.Hislerimi,düşündüklerimi,doğrularımı hiç değiştirmedim insanlar için bugüne kadar ama onların duymak istedikleri yumuşatıcı katılmış cümlelerse eğer benden günah gidiyor.


                   Kimse için kendimi değiştirmem.İkili ilişkilerimde de bu yüzden zaten kaybediyorum ya :) Etkilendikleri aslında o hırçın tavrım iken sonradan durgunlaşamayan kişiliğim.O konuda ayrı bir muamma zaten.Ne zaman böyle biri ile yakınlaşmaya girsem artık,kendimi belgesellerdeki vahşi aslanlar gibi karşımdakini de beni ele geçirip terbiye etmek,uysallaştırmak için hırs yapan bir aslan terbiyecisi olarak görüyorum.Anlayacağın ikili ilişkilerimde bile yılın en uyuz sevgilisi olarak açık ara farkla ipi göğüslerim :D


                   Kariyer desen öle bir derdim olmadı hiç.Büyük paralar kazanmak yerine kendime sevdiğim işleri seçtim.Üniversiteden mezun olduktan sonra eğitimini istemeye istemeye aldığım iş dalıyla hiç ilgilenmedim 2 yıl boyunca.Hep sevdiğim oraya olmaktan mutlu olacağım işlerin peşinden koştum.Bu da başkasının gözünden bakınca sinir olunacak bir durum :)


                    Ve bu gibi sayabileceğim onca negatif özellik...Sanırım bu bir öz eleştiri yazısı oldu kendime.Bir arada oturup iyi yanlarımı düşünmek lazım yoksa bunlara bakınca ben bile bir an için kendimden soğudum ki her aklıma gelen şeyi de yazamadım!"Evlat olsan sevilmezsin" lafına inatla direnen hatunun sevgisine ve sabrına hayran kaldım...


                                                                      #direnhatun        :)





                     

Neden buradayım??!!



                 Baştan bu konuya açıklık getirmek istiyorum.Bu herkes beni okusun takip etsin fame olayaım diye oluşturulan bir blog değildir hiç bir zamanda olmayacaktır.Her hangi bir misyon ya da vizyon belirlenmeden oluşturulmuş bir blogdur.


                  Hayattan aldığım keyifleri,hüzünleri,dersleri bir arkadaşa anlatır gibi içimi döktüğüm bir yer benim için...Bazen istemez insan çünkü sen anlatırken karşındaki insanın mimiklerinde anlattıklarının uçukluğunu görmek..

                  Kendimi rahatça aşağılayabileceğim,yeri geldiğinde dünyanın en mükemmel insanı olacağım kısacası saf ben olacağım bir yere ihtiyacım vardı ve seni seçtim pikaçu kıvamında burada olmak istediğim.(aslında birde işin en önemli kısmı bunların bilgisayarımda yer tutmasını da çok istemedim :D ) /Redd-Keyifli Birgün/

                  Hiç bir zaman eğitimini aldığım iş dışında -onda da bu ukalalığı gösteremedim daha- birilerine dersler verecek kadar,bir şeyler öğretecek kadar kendimi uç noktada görmüyorum görmedim de şimdiye kadar...O yüzdendir ki " ya ben bunu denedim" ya da " geçenlerde şunu duydum bir baktım vay arkadaş neler varmış" dışında okuyabileceğiniz yazımlarım olmayacaktır.

                  Bu blogu okuyan olur mu takip etmek isteğinde bulunan biri olur mu en ufak bir fikrim yok ki ben olsam etmezdim ne yalan söyleyeyim.Ama olur da "Kara Murat benim" diye kendini ortaya atmak isteyen olursa başta kartlarımı açık oynamak istedim :)Sayısalcı olarak edebiyatla alakası olmayan birini yazdıklarını okuma işkencesine katlanmaya cesaret ister :)